Yerli uçak konusu son zamanlarda sıkça gündeme geliyor. 2023 yılında Türk Savaş uçağı projesi ve yerli otomobil tartışmalarıyla birlikte ilerleyen yerli uçak konusu, yeni bir şey zannedilmekte de diğerler projelerden geride kalmıyor. Havacılık tarihinden kısaca bahsederek durumu açıklayalım.
Modern Havacılığın başlangıcı: 1903 yılında Wright kardeşlerin ilk motorlu +kontrollü +insanlı uçuşu gerçekleştirmesiyle başlayan modern havacılık tarihi uçakların önce gözetleme ve keşif daha sonra ise savaş aracı olarak kullanılmasıyla devam etti. Dünya teknoloji tarihi teknik gelişmelerin askeri gelişmeleri ve askeri gelişmelerin de teknik gelişmeleri izlemesi şeklinde devam edegelmiştir. Uçakların gelişimi ise otomobil (motor) sanayiinin gelişimine bağlı olmuş daha sonra ise askeri amaçlı geliştirme çalışmaları teknik gelişmelere olanak sağlamıştır. Motorlu uçak üretimi Versailles anlaşmasıyla yasaklanan Almanya’nın planörlere yönelmesiyle Aerodinamik bilimi gelişmiş, uçak yapılarıyla ilgili önemli keşifler yapılmıştır. Soğuk Savaş sonrası ABD’nin sahip olduğu askeri teknolojinin bir kısmını teknolojik gelişim için açıklamasından sonra durum bir süre tersine dönmüştür. Bugün ise her iki kol birbiriyle yarışarak ilerlemektedir.
Uçak Gemileri: İngilizlerin Çanakkale savaşları sırasında bir kömür gemisini uçakların kalkışı için kullanmasıyla “Uçak Gemileri” dönemi başlamış ve Dünya-Petrol İmparatorluğu için gerekli olan yüzen armadalara savunma ve saldırı amaçlı uçaklar da eklenmiştir. Her ne kadar Fransız Orduları Başkomutanı Mareşal Ferdinand Foch, I.Dünya Savaşı’nda :
“Uçaklar hoş oyuncaklar. Ama askeri bir değerleri yok.” dese de ülkemizde havacılığın önemi anlaşılmış olacağından I. Dünya Savaşı öncesi ve sırasında uçak alımları yapılmış Kurtuluş Savaşında dahi uçaklar kullanılmıştır.
Ülkemizde Havacılık: Savaştan sonra da Atatürk’ün emriyle Türk Tayyare Cemiyeti kurulmuştur. Bir taraftan Mühendis-Pilot Vecihi Hürkuş uçak yapmaya çalışırken diğer taraftan Nusret Demirağ uçak fabrikası kurmuştur. Versailles anlaşmasıyla uçak üretmesi yasaklanan Alman firmaları ülkemizle anlaşarak Kayseri –Eskişehirde Uçak fabrikaları kurmuştur(TOMTAŞ).
Vecihi bey, yaptığı uçakları takdir edebilecek (uçaklara tescil verebilecek nitelikte kişilerin bulunduğu) kurullar olmadığından uçaklarından birine Çekoslovakya’dan belge almak zorunda kalmış ayrıca kendisinin mühendislik yeterliliğine sahip olmadığı iddia edilmiş ve tahsil için Almanya’ya gönderilmiştir. Almanya’da 1 senede Lisans ve Yüksek lisans mezunu sayılan Hürkuş’un diploması “1 senede o kadar şey öğrenilmez” gibisinden saçma bir bahane ile kabul edilmemiştir. Kurduğu havayolunun THY ile aynı yerlere sefer yapması yasaklanmış, Uçağın kanatlarına yakıt koyarak İran’a kadar uçma fikri kabul görmemiştir Halbuki bizim kadar bile havacılık bilgisine sahip olmayan İran bizim için harika bir pazardır.
TOMTAŞ II. Dünya savaşına kadar 112 adet farklı tiplerde uçak üretmiş hatta eğitim uçağı alamadığımız savaş yıllarında 185 adet de eğitim uçağı TOMTAŞ fabrikalarında yapılmıştır. Savaş sonrası gelen Marshall yardımı kapsamında verilen uçak ve motorlar sebebiyle fabrika gereksiz görülmüş ve kapatılmıştır. Halbuki bu fabrika Hollanda’dan 30 adet uçak siparişi aldığı halde Hükümet eliyle de siparişler reddedilmiştir.
Nusret Demirağ ise pek çok pilot yetiştirmiş fabrika kurarak seri-üretim uçak imal etmiş ve Yeşilköy’de o zamanın en büyük pistlerinden birini testlerde kullanma amacıyla yaptırmıştır. (bugünkü Atatürk Havalimanı)Dönemin Hükümeti ile yaşadığı sorunlar ve Hükümetin vizyonundan duyduğu endişe sebebiyle muhalefet partisi kurmuş, iktidar olarak gelişmelerin önünü açmak istemiştir. Üzerindeki iktidar baskısı yetmez gibi mallarının bir kısmı da oldu-bittiyle gasp edilmiş fabrikası kapatılmış uçaklarının bir kısmı ise Yeşilköy Havaalanındaki pistlerin altına gömülmüştür.
Sonuç: Bugünkü durum her ne kadar farklı gözükse de birileri Vecihi Hürkuş’ta olduğu gibi (Usta filminde de görebiliriz) yerli uçak yapmaya çalışanların yetkinliğini sorgulamaktadır. Marshall yardımıyla uçak yapmamız durdurulduğu gibi tam ANKA’yı yaptığımız ve 2023 hedefini koyduğumuz sırada ABD bize F-16 kodlarını vereceğini iddia etmektedir. Nusret Demirağ’a yapılan haksızlıklara nisbet eder gibi gencecik mühendislerimiz F-16 dost düşman yazılımlarını değiştirmek ve helikopterlere gece görüş sistemi takmak gibi suçlardan dolayı intihar süsü verilmiş gibi yapılarak katledilmiştir. Dost düşman yazılımı ki; Yunanistan’la bile savaşta F-16 ları kullanmamız Amerikalıların iznine bağlıydı (Kıbrıs’ta izin vermediler 10 sene geç kaldık) Gece görüş sistemi ki; helikoptelerimiz PKK ile mücadelede bu sistemin eksikliği sebebiyle sadece gündüz kullanılabiliyor geceleri ise çaresizce şafağın sökmesini bekliyordu. Şimdi Tarihin nasıl tekerrürden ibaret olduğu gayet net olarak gözüküyor.
Son olarak Devrim Arabalarından bir bölüm paylaşmak istiyorum. “Bu ülkede hiçbir başarı cezasız kalmaz” kalmasın da zaten. Belki o zaman kıytırık işler yapanlar, korkaklar, beceriksizler aradan çekilir. Belki o zaman bizler başka ülkelerde de onlara cezalarını veririz.
http://www.youtube.com/watch?v=TWPigjggZ3U
http://www.tayyareci.com/hvtarihi/vecihihurkus/index.asp
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=19362
Sayın Gönül Hürkuş’a ve Tayyareci Vecihi Hürkuş Derneği yönetimine paylaştıkları çok kıymetli anılar için teşekkür ederim.




